Ömer Demir
Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi • Cilt: 41 • Sayı: 1 • Haziran 2019, ISSN: 2149-1844, ss/pp. 106-125 DOI: 10.14780/muiibd.582313
Yayın yılı: 2019

Özet

Parçaya ait olan bazı özelliklerin, parçası olduğu bütüne aktarımı, gündelik hayattaki bilgiden bilimsel araştırmalara kadar geniş uygulama alanı olan önemli bir yeni bilgi üretme yöntemlerinden biridir. Bu yöntemler, bilişsel süreçleri kolaylaştırır ve kullanışlı bilgi üretmenin işlem maliyetlerini düşürür. Ancak parçayken sahip olunan durum veya özelliklerin, parçaların bir araya gelmesi ile oluşan bütünde de aynen var olması, ne olgusal ne de mantıksal bir gerekliliktir. Bir kısım özellikler parça ve bütünde aynen korunurken bir kısmı da farklılaşabilir. Bu farklılaşma, önermelerin mantıksal formundan ziyade olgusal içeriklerine bakarak anlaşılabilir. Farklılaşmanın kolayca algılanamaması durumunda terkip yanılgısı gündeme gelir. Terkip yanılgısı, bireysel özelliklerin, o bireylerden oluşan bütüne aynen taşınmasının her zaman mümkün olmadığını, bu yüzden bütüne aynen taşıma işleminde oldukça dikkatli olunması gerektiğini gösterir. Başta iktisat olmak üzere mikro ve makro alanlarda analizler yapan sosyal bilim dallarında bu konu büyük önem taşır. Ekonomide terkip yanılgısı enflasyon, tasarruf, gelir, borçlanma, lüks tüketim, nitelikli işgücü çekme, ücret düşürerek karlılığı artırma, verimlilik artışı olmadan toplu sözleşmeyle ücret artışı elde etme, risk yönetimi, korumacılık, devalüasyon, orta malların trajedisi ve nüfus artışı gibi konularında daha sık karşımıza çıkar.

Anahtar Kelimeler

JEL Sınıflandırması B41

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir