AJAX progress indicator
  • ö

  • önselcilik
    Duyu bilgileri olmaksızın, insan zihninin önsel olarak sahip olduğu özellikler nedeniyle doğru ve geçerli bilgi üretebileceğini savunan yaklaşım.
  • a

  • apolitizm
    Siyasal karar süreçlerine katılmaya, onları kullanarak belirli sonuçlar elde etmeye karşı olma tavrı.
  • apoloji
    1. Özür dileme, utanma, mahcup olma. 2. Bir düşünce veya fikrin savunusu.
  • apriorizm
    Duyu bilgileri olmaksızın, insan zihninin önsel olarak sahip olduğu özellikler nedeniyle doğru ve geçerli bilgi üretebileceğini savunan yaklaşım.
  • ara mallar
    Üretim sürecinde bir malın üretimi aşamasında, nihaî malın elde edilebilmesi için girdi olarak kullanılan, hammadde niteliğini kaybetmiş, yarı mamul mallar. Örn. Bir arabanın üretiminde kullanılan çeşitli parçalar.
  • ara seçim
    İstifa, ölüm yahut milletvekilliğinin düşmesiyle parlamentoda boşalan sandalyeler veya boşalan belediye başkanlıkları için normal seçim süresinden önce yapılan milletvekilliği veya belediye başkanlığı seçimi.
  • araştırma ahlâkı
    Bilimsel araştırma yapan kişilerin, amaçlarını gerçekleştirmek için her türlü yöntem ve aracı kullanmalarına izin vermeyen, bilgi toplama, toplanan bilgileri yorumlama ve kullanma sırasında uymak zorunda oldukları ahlâk kurallarının tümü. Örn. Deneysel araştırmalarda kişilerle ilgili bilgilerin mahremiyetinin korunması, insanlığa zararlı olduğu kesin olarak bilinmesine rağmen sadece para kazanmak için araştırma yapılmasının uygun bulunmaması, başkalarına ait görüş veya buluşların kendininmiş gibi gösterilmemesi gibi kurallar.
  • araştırma yöntemleri
    Bilimsel bilgiye esas oluşturacak niceliksel veya niteliksel veri toplama ve bunları analiz etme yöntemleri. bkz. niteliksel araştırma yöntemleri, niceliksel araştırma yöntemleri.
  • araçsal akılcılık
    İnsan amaçlarının iyi-kötü, doğru-yanlış olup olmadıklarının belirlenmesinde değil, belirlenen amaçlara ulaşılmasında aklın çok önemli bir araç işlevi gördüğünü belirten ve aklın fonksiyonunu amaca götüren en uygun araçları seçmeyle sınırlı gören yaklaşım. bkz. akılcılık, araçsalcılık.
  • araçsalcılık
    1. Teorilerin gerçekliğin doğru birer tasviri değil, gerçekliğin kendileri yoluyla anlaşılmaya çalışıldığı birer araç olarak ele alınmaları gerektiğini savunan yaklaşım. Buna göre teoriler, olay, olgu veya süreçlerin anlaşılması, çözümlenmesi ve buna dayalı olarak gelecekte olabileceklerin öngörülmesine yardımcı olan yararlı birer araçtan ibarettirler. Bu yüzden bilimsel teoriler, doğru ya da yanlış olarak değil, ancak öngörülerinde başarılı veya verimli olup olmadıklarına göre değerlendirilebilirler. 2. Bir bilimsel teorinin değerinin, olay ve nesnelerin meydana gelişlerini tahmin etmede ne ölçüde kullanışlı oldukları tarafından belirlendiğini savunan metodolojik yaklaşım.
  • arabuluculuk
    1. İki kişinin arasını bulma; iki taraf arasındaki anlaşmazlığı giderip tarafları barıştırma. 2. Uluslararası ilişkilerde, iki devlet arasındaki uyuşmazlıkları, müzakerelere aktif olarak katılan üçüncü bir devletin, kişinin veya uluslararası bir organın yardımıyla dostane bir çözüme götüren uygulama. 3. Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözüme kavuşturulmasına yardımcı olması amacıyla tayin olunan kimsenin görevi.
  • aralıklı ölçek
    bkz. ölçek.
  • aralıklı tekrar yöntemi
    Tekrarların arasına dinlenme sürelerinin yerleştirildiği ve sürekli tekrar yöntemine göre genellikle daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlayan bir çalışma ve öğrenme yöntemi.
  • arbitraj
    1. Döviz piyasalarındaki kur farklılıklarından yararlanarak, dövizi ucuz olduğu piyasadan alıp pahalı olduğu piyasada satmak. Çapraz kur farklarından yararlanmak suretiyle kazanç sağlama. Bu işleme de döviz arbitrajı denir. 2. Piyasadaki faiz farkları dolayısıyla nakit fonları düşük faizli piyasadan yüksek faizli piyasaya kaydırmak yoluyla kâr elde etme. Bu işleme de faiz arbitrajı denir.
  • argüman
    Bir tezi, görüşü veya iddiayı geçerli ya da geçersiz kılmak amacıyla ileri sürülen, kendi içinde tutarlılık gösteren çıkarım veya akıl yürütme. Tartışma sırasında bir görüş ileri sürmek veya bir fikrin altını çizmek için dile getirilen ifade.
  • argo
    Çok dar bir sosyal altgrup tarafından kullanılan kelime veya deyim. Belirli davranış biçimleri veya eylemleri ifade etmek üzere geliştirilmiş, genellikle yazı dilinde değil, sözlü dilde kullanılan kaba deyim, kelime veya ifade grubu.
  • j

  • jargon
    Çok dar bir sosyal altgrup tarafından kullanılan kelime veya deyim. Belirli davranış biçimleri veya eylemleri ifade etmek üzere geliştirilmiş, genellikle yazı dilinde değil, sözlü dilde kullanılan kaba deyim, kelime veya ifade grubu.
  • s

  • siyasal ilgisizlik
    Siyasal karar süreçlerine katılmaya, onları kullanarak belirli sonuçlar elde etmeye karşı olma tavrı.