AJAX progress indicator
  • w

  • www
    Dünya ölçeğinde ağ anlamına gelen İngilizce kelimelerin ilk harflerinden oluşan internet adres erişim öneki.
  • x

  • x-etkinliği
    Bir ekonomide kaynak tahsisinin sağladığı etkinliğin yanısıra yönetici ve diğer çalışanların motive edilmesiyle ulaşılabilecek etkinlik (H. Leibnestein). bkz. x-etkinsizliği, iktisadi etkinlik, teknik etkinlik, tahsis etkinliği.
  • x-etkinsizliği
    İşgücü ve yönetime yeterli seviyede motivasyon verilememesi sonucu üretimin mümkün olan en yüksek düzeyin altında gerçekleşmesi. bkz. x-etkinliği, iktisadi etkinlik, teknik etkinlik, tahsis etkinliği.
  • y

  • yabancı korkusu
    Dil, din, kültür veya etnik köken olarak yabancı görülenlerden aşırı biçimde korkma ve nefret etme.
  • yabancılaşma
    1. Kişinin içinde yaşadığı topluma, kültürel değerlere ve rol dağılımına karşı ilgisinin kaybolması, değer ve normları anlamsız görmesi, kendisini güçsüz ve yalnız hissetmesi durumu. bkz. anomi. 2. İnsanın taşıdığı amaçlar ve benimsediği ilkelerle çelişir bir konum ve ilişkiler ağı içerisine düşmesi. Büyük ölçekli işletmelerde, üretim sürecindeki işbölümünün bir sonucu olarak, üretimi gerçekleştiren emek sahibinin, ürün üzerindeki denetimini kaybetmesine emeğin yabancılaşması; bir toplumun içsel veya dısşal dinamiklerle tarih mirası ve kültür değerlerine yabancı hale gelmesine kültürel yabancılaşma; bir toplumun aydın kesiminin, içinde yaşadığı topluma ait değerleri reddederek yahut hafife alarak farklı bir toplumun değerlerini benimsemesi sonucu, halk kitleleri ile aydınlar arasında kopukluk veya ikilik oluşmasına da aydın yabancılaşması denir.
  • yakınsak süreçler
    Farklı noktalardan yola çıktıkları ya da farklı merkezlerden kaynaklandıkları halde, taşıdıkları benzer özellikler yahut kullandıkları ortak yöntemler nedeniyle, çeşitli aşamalardan geçtikçe ortak bir noktaya, belirli bir merkeze doğru yönelen, birbirine yakınlaşan süreçler.
  • yaklaşım
    Bir olayı, bir problemi veya konuyu, benzerlerinden temel noktalarda farklılıklar gösteren, ancak kendi içinde tutarlılık arzeden ele alış, değerlendiriş, anlamlandırış ve yorumlayış biçimi.
  • yaklaşma-kaçınma çatışması
    Birey için aynı hedefin hem çekici, hem de itici olmasından kaynaklanan çatışmayı ifade eden psikoloji terimi.
  • yaklaşma-yaklaşma çatışması
    Kişinin, aynı anda doyumunun sağlanması mümkün olmayan iki farklı hedefe yaklaşmak için güdülenmesinden doğan çatışmayı ifade eden psikoloji terimi.
  • yanılabilircilik
    Hiç bir bilimsel yöntemin yanılmaz, nihai doğru bilgi sağlamaya muktedir olmadığını, tüm bilgilerin az veya çok yanlış olma ihtimali taşıdıklarını, bu nedenle ne doğal bilimlerde ne de sosyal bilimlerde hiç bir şekilde yanlışlanamayacak bir bilgiye ulaşmanın imkansızlığını savunan yaklaşım. Buna göre, tüm doğru bilgiler bu günlük doğrudurlar, yarın onları yanlışlayacak başka bilgilere ulaşmayacağımızın mantıksal hiç bir garantisi yoktur. bkz. yanlışlamacılık, doğrulamacılık, yeni doğrulamacılık, yöntembilimsel yanlışlamacılık.
  • yanılabilirlik
    İnsan bilgisinin mutlak doğru ya da yanlış konusunda kesin yargılara varma yeteneğinden yoksun olması, doğru bilinen bütün bilgilerin yanlışlığının ortaya konma ihtimalinin daima mümkün olması.
  • yanılgı
    Aslında yanlış olduğu bilindiği halde başkalarını aldatmak amacıyla doğru gibi gösterilerek yapılan hileli çıkarsama veya akıl yürütme.
  • yanıltmaca
    Aslında yanlış olduğu bilindiği halde başkalarını aldatmak amacıyla doğru gibi gösterilerek yapılan hileli çıkarsama veya akıl yürütme.
  • yanlış uzlaşı yanlılığı
    Bir gruba mensup kişilerin sahip oldukları bireysel inanç ve duyguların, gerçeğe aykırı biçimde, grubun diğer tüm üyeleri tarafından da aynen paylaşıldığına inanma eğiliminde olmaları durumu. Sosyal olayların anlaşılması ve değerlendirilmesinde yanlış uzlaşı yanlılığı ile çoğulcu cehalet birbirine zıt durumları betimler. Çoğulcu cehalet durumunda, insanların çoğunluğunun benimsemediği normlar, kendi dışındakiler tarafından beğeniliyor düşüncesi ile desteklenirken, yanlış uzlaşı yanlılığının söz konusu olduğu durumlarda ise bireyler kendilerinin beğendiği veya taraftar olduğu konularda, gerçek durum öyle olmadığı halde, diğer insanların da aynı şeyi düşündüğünü zannederler. bkz. çoğulcu cehalet.
  • yanlış uzlaşma etkisi
    bkz. yanlış uzlaşı yanlılığı.
  • yanlılık
    1. Bireyin değerlendirmelerinde rasyonel ve nesnel olamaması. 2. Sistematik olarak bir gözlem, deney veya araştırmanın sonuçlarına yansıyan, önkabul, inanç yahut bilince yerleşmiş değerler. bkz. önyargı, onay yanlılığı, deneyci yanlılığı, yanlış uzlaşı yanlılığı, kendine kör yanlılığı,