AJAX progress indicator
  • g

  • gerontokrasi
    Bir ülkede en üst siyasi ve idari kararların toplumun en yaşlı erkekleri tarafından alındığı yönetim sistemi.
  • gerontoloji
    Yaşlılık döneminde ortaya çıkan fizyolojik durumlar ile tutum, eğilim ve davranışları inceleyen bilim dalı.
  • i

  • ihtiyatlar
    İlerde meydana gelmesi muhtemel zararların karşılanması, işletmenin faaliyetini sürdürmesi veya gelişmesinin sağlanması, pay sahiplerine istikrarlı kâr dağıtımının mümkün kılınması gibi amaçlarla ticari işletmelerce kazançlardan ayrılarak oluşturulan fonlar. Yedek akçeler bilançonun pasif kısmında ve özkaynaklar içinde gösterilir. Yasaların emredici hükümleri gereğince ayrılan yedeklere zorunlu yedek akçeler; işletme yöneticilerinin kendi insiyatifleriyle ayırdıkları yedeklere de ihtiyari yedek akçeler adı verilir.
  • y

  • yaşçılık
    Toplum hiyerarşisinde yaşı merkeze koyan ve bazı yaş gruplarındaki kişilerin belirli konularda diğerlerine göre ikincil olduğunu ileri süren toplumsal hiyerarşi yöntemi.
  • yaşlılık bilimi
    Yaşlılık döneminde ortaya çıkan fizyolojik durumlar ile tutum, eğilim ve davranışları inceleyen bilim dalı.
  • yaşlılar yönetimi
    Bir ülkede en üst siyasi ve idari kararların toplumun en yaşlı erkekleri tarafından alındığı yönetim sistemi.
  • yasama dokunulmazlığı
    Parlamenter sistemlerde senato veya temsilciler meclisi üyelerinin, üyelikleri devam ettiği veya üyesi oldukları meclisin haklarında tersine bir kararı olmadığı sürece, gerek meclis içinde, gerekse meclis dışındaki fiil ve sözlerinden dolayı sorumlu tutulup yargılanamamaları garantisi.
  • yatırım
    1. Herhangi bir ürünün yetiştirilmesi veya iyileştirilmesi amacına yönelik olarak yapılan faaliyetlerin tümü. Üretim sürecini işler halde tutmak ya da geliştirmeye yönelik olarak girişimciler tarafından yapılan harcama. 2. Belirli bir dönemde ülkedeki mevcut üretim araçları toplamına ya da mevcut sermaye stokuna yapılan ilaveler.
  • yatay entegrasyon
    Farklı sektörlerde faaliyette bulunan firmaların ölçek ekonomilerinden istifade etmek, maliyetleri düşürüp, finans, reklam, dağıtım veya pazarlama avantajları elde etme amacıyla birleşip tek çatı altında toplanmaları. bkz. dikey entegrasyon.
  • yatay hareketlilik
    bkz. sosyal hareketlilik.
  • yaygın ilgi-özel ilgi
    bkz. kalıp değişkenler.
  • yaygınlık yanılgısı
    Bir önerme, tez veya görüşün kitlesel destek almasının onun mantıksal geçerliliğinin delili sanılması, bir şeyi çok kişinin desteklemesinin, onun doğruluğunun delili kabul edilmesi. bkz. bandwagon etkisi.
  • yedek akçeler
    İlerde meydana gelmesi muhtemel zararların karşılanması, işletmenin faaliyetini sürdürmesi veya gelişmesinin sağlanması, pay sahiplerine istikrarlı kâr dağıtımının mümkün kılınması gibi amaçlarla ticari işletmelerce kazançlardan ayrılarak oluşturulan fonlar. Yedek akçeler bilançonun pasif kısmında ve özkaynaklar içinde gösterilir. Yasaların emredici hükümleri gereğince ayrılan yedeklere zorunlu yedek akçeler; işletme yöneticilerinin kendi insiyatifleriyle ayırdıkları yedeklere de ihtiyari yedek akçeler adı verilir.
  • yedek sanayi ordusu
    Üretimden alıkonmuş veya uzaklaştırılmış, geçici ya da sürekli olarak işsiz bırakılmış, gerektiğinde çalışan kesim üzerinde baskı unsuru olarak kullanılan ve hazır-ucuz işgücü olarak görülen kitle.
  • yeni dünya düzeni
    1980’li yılların ortalarından itibaren SSCB ve Doğu Avrupa ülkelerinde görülen açıklık, yeniden yapılanma, demokratikleşme gibi değişmeleri kapsayan köklü dönüşüm süreci, iki Almanyanın birleşmesi, Körfez krizi ve Körfez Savaşı gibi gelişmelere paralel olarak, II. Dünya Savaşı sonunda dönemin süper güçleri SSCB ve ABD tarafından belirlenen statükonun bozulması, sosyalist blokun çökmesi ile dünyanın tek kutuplu hale gelmesi, tüm dünyada bir globalleşmenin yaşanmaya başlaması sonucunda, ABD’nin öncülüğünde kapitalizm, demokratikleşme ve bütünleşmeye dayalı yeni bir güçler dengesi ile yeni bir güvenlik sisteminin oluşturulmasını öngören yaklaşım.
  • yeni doğrulamacılık
    Tümevarım yoluyla kesin bilgi elde etmenin mantıksal açıdan imkansızlığını kabul etmekle beraber, bir önermenin güvenilir bir bilgi içeriği taşımasının önşartının muhtemel gözlem önermeleriyle doğrulanabilecek bir mantıksal formda ifade edilip edilmemesine bağlı olduğunu savunan yaklaşım. Buna göre bir önermenin doğrulanması, şu an mümkün olmasa bile muhtemel gözlemlerle onun doğruluğunun gösterilmesinin mantıksal olarak mümkün olmasına bağlıdır. Örn. “Merihte hayat vardır” önermesi bugün olmazsa bile gelecekte bir gün insanoğlunun muhtemel gözlem yahut deneyimleriyle doğruluğu yahut yanlışlığı gösterilebilir bir önerme olduğu için mantıksal olarak doğrulanabilirdir. Fakat aynı şey gözleme konu olmayan metafizik önermeler için söylenemez. bkz. doğrulamacılık, yanlışlamacılık, yanılabilircilik.
  • yeni eylem planı
    1929 dünya ekonomik bunalımından en çok etkilenen devletlerden biri olarak ABD’de sanayi üretiminin yarı yarıya düşmesi, işsizlik oranındaki aşırı artış ve fiyatların düşmesi sonucu ekonominin içine girdiği krizden çıkarılması amacıyla, Başkan F.D. Roosevelt’in 1933-1945 yılları arasında uygulamaya koyduğu, devletin ekonomiye aktif müdahalesi esasına dayalı ekonomik önlemler paketi. Bu çerçevede tarım ürünlerinin fiyatları yükseltilmiş, paranın değeri düşürülmüş, devlet bütçesi daraltılmış, doların altına konvertibilitesi kaldırılmış ve emisyon hacmi artırılarak sanayinin de canlandırılması amaçlanmıştı.
  • yeni korumacılık
    Dış ticaretin çeşitli engellerle sınırlandırılarak ülkenin dış ticaretin zararlarına karşı korunması ilkesine dayalı merkantilist korumacı anlayışın 20. yüzyılda, özellikle de işsizlik ve durgunluğun yaygınlaştığı ekonomilerin bunalım dönemlerinde yeniden dirilen modern versiyonu. Yeni merkantilizm olarak da anılan yeni korumacılık, 1930 dünya bunalımında ve 1970’li yılların petrol şokuyla gelen bunalımlı dönemlerde egemen anlayış haline gelmiş; kotalar, sağlık ve standardizasyon koşulları gibi tarife dışı engeller getirmek suretiyle azgelişmiş ülkelerden sanayileşmiş ülkelere yapılan ihracatın kısıtlanması şeklinde uygulamaya yansımıştır.
  • yeni merkantilizm
    Dış ticaretin çeşitli engellerle sınırlandırılarak ülkenin dış ticaretin zararlarına karşı korunması ilkesine dayalı merkantilist korumacı anlayışın 20. yüzyılda, özellikle de işsizlik ve durgunluğun yaygınlaştığı ekonomilerin bunalım dönemlerinde yeniden dirilen modern versiyonu. Yeni merkantilizm olarak da anılan yeni korumacılık, 1930 dünya bunalımında ve 1970’li yılların petrol şokuyla gelen bunalımlı dönemlerde egemen anlayış haline gelmiş; kotalar, sağlık ve standardizasyon koşulları gibi tarife dışı engeller getirmek suretiyle azgelişmiş ülkelerden sanayileşmiş ülkelere yapılan ihracatın kısıtlanması şeklinde uygulamaya yansımıştır.