AJAX progress indicator
  • b

  • beğeni
    Güzel, iyi veya tercih edilebilir olanı belirleme yeteneği.
  • d

  • detant
    1960 ortalarında ilk defa tartışılmaya başlanan ve 1969-1975 yılları arasında Doğu-Batı yarışının daha az acil ve daha az önemli olduğunu kabul eden, karşılıklı menfaat ilişkilerinin mümkünlüğünü tanıyan ve süper güçler arasındaki düşmanca ilişkiyi yeniden düzenleyen ABD Başkanı R. Nixon’ın Sovyetler Birliği’ne karşı benimsediği politik strateji.
  • dimağ
    1. Bir bireyin algılama, hatırlama, tahayyül etme, hissetme, kavrama, düşünme gibi yapı ve işlev bakımından o bireye bağlı olan süreçlerin uyumlu bütünlüğü. Düşünme, anlama, kavrama, yorumlama gibi insanı diğer canlılardan ayıran yetilerin kaynaklandığı merkez. 2. Maddi olmayan ve bütün varlıkların temelini oluşturan öz.
  • i

  • IQ testi
    İnsanın zekâ düzeyinin ölçülmesi amacıyla ve normal bir insanın belirli aşamalarda göstermesi beklenen zihinsel gelişim referans alınarak hazırlanan bir dizi sorudan oluşan test. Bu test sonucu, teste tabi tutulan kişinin verdiği cevaplara göre zihin veya zekâ yaşı hesaplanmakta ve takvim yaşının zihin yaşına bölünerek 100’le çarpılmasıyla elde edilen sayı söz konusu kişinin zekâ düzeyinin göstergesi kabul edilmektedir.
  • o

  • onlar klübü
    ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Kanada, Japonya, Belçika, Hollanda, İsveç’ten oluşan ve dünya ticareti ve uluslararası finansal piyasaların yönlendirilmesinde etkin rolü olan ülkelerin biraraya gelerek oluşturdukları topluluk.
  • y

  • yürütme
    1. Devletin üç temel işlevinden birisi olarak, yasama organı tarafından hazırlanan kanunların uygulanması. bkz. yasama, yargı. 2. Bürokrasiyle ilgili işlerin tamamı. 3. Her çeşit örgütte yönetim ve denetim işleriyle yetkili kişilerin yaptıkları icraatlar bütünü.
  • yürüyen cam merdiven
    Erkeklerin, erkek ağırlıklı mesleklere kıyasla kadın ağırlıklı mesleklerde, birlikte çalıştıkları kadın mevkidaşlarına göre daha fazla ücret almaları, daha fazla teşvik görmeleri ve daha hızlı terfi etmeleri. bkz. cam tavan.
  • yüz yüze ilişki
    Araya telefon, mektup gibi yazılı veya sözlü iletişim araçlarını sokmadan iki ya da daha çok insan arasında kurulan ilişki.
  • yumuşak güç
    Ülkenin bilim, kültür, sanat alanlarındaki cazibesi ve resmi devlet görevlileri dışındaki aktörler yoluyla gerçekleştirdiği faaliyetler nedeniyle dış dünyada kazandığı itibar ve yaptırım gücü.
  • yumuşama
    1960 ortalarında ilk defa tartışılmaya başlanan ve 1969-1975 yılları arasında Doğu-Batı yarışının daha az acil ve daha az önemli olduğunu kabul eden, karşılıklı menfaat ilişkilerinin mümkünlüğünü tanıyan ve süper güçler arasındaki düşmanca ilişkiyi yeniden düzenleyen ABD Başkanı R. Nixon’ın Sovyetler Birliği’ne karşı benimsediği politik strateji.
  • z

  • zaman
    Hareketi ve oluşu çevreleyen, varoluşun içinde çereyan ettiği kozmik süreç. bkz. mekan, niceliksel zaman, niteliksel zaman.
  • zaman serisi
    İstatistiksel bir araştırmada yapılan bir değişkene ait gözlemlerin belirli zaman dilimlerinde aldıkları değerlerin bir araya getirilmesiyle oluşan dizi.
  • zanaatçılık
    Sanayi devriminden önceki yüzyıllarda yaygın olan, sınırlı bir el emeğinin yardımıyla gören küçük üreticilerden meydana gelen meslek grubu; bu temele dayanan geçim tarzı. Kullandığı üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran ve faaliyetlerinin ürünlerini doğrudan kendisi satan üretici-tüccar durumundaki küçük üreticiye de zanaatçı denir.
  • zarar
    1. Gelir ya da hasılat ile maliyet arasındaki negatif fark. 2. Toplumun, istediği malları üretmediği için girişimciye verdiği ceza. bkz. kâr, muhasebe kârı.
  • zekâ
    1. Karşılaşılan teorik ya da pratik problemlere çözüm bulmak için zihnin çeşitli fonksiyonlarını birarada kullanabilme kapasitesi. Zihnin fonksiyonlarının uyumlu çalışması sonucu ortaya çıkan yetenekler bileşimi. 2. Çevreye uyum sağlama, bilgi birikimini ustaca kullanabilme, düşünme ve çözüm yolları üretebilme, araç geliştirme, öğrenme, öğrenilen şeylerden yararlanabilme, yeni durumlara uyum sağlayabilme gibi unsurlardan oluşan yetenek bütünlüğü.
  • zekâ testi
    İnsanın zekâ düzeyinin ölçülmesi amacıyla ve normal bir insanın belirli aşamalarda göstermesi beklenen zihinsel gelişim referans alınarak hazırlanan bir dizi sorudan oluşan test. Bu test sonucu, teste tabi tutulan kişinin verdiği cevaplara göre zihin veya zekâ yaşı hesaplanmakta ve takvim yaşının zihin yaşına bölünerek 100’le çarpılmasıyla elde edilen sayı söz konusu kişinin zekâ düzeyinin göstergesi kabul edilmektedir.
  • zenaatçılık
    Sanayi devriminden önceki yüzyıllarda yaygın olan, sınırlı bir el emeğinin yardımıyla gören küçük üreticilerden meydana gelen meslek grubu; bu temele dayanan geçim tarzı. Kullandığı üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran ve faaliyetlerinin ürünlerini doğrudan kendisi satan üretici-tüccar durumundaki küçük üreticiye de zanaatçı denir.
  • zenaatkârlık
    Sanayi devriminden önceki yüzyıllarda yaygın olan, sınırlı bir el emeğinin yardımıyla gören küçük üreticilerden meydana gelen meslek grubu; bu temele dayanan geçim tarzı. Kullandığı üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran ve faaliyetlerinin ürünlerini doğrudan kendisi satan üretici-tüccar durumundaki küçük üreticiye de zanaatçı denir.
  • zenginler klübü
    ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Kanada, Japonya, Belçika, Hollanda, İsveç’ten oluşan ve dünya ticareti ve uluslararası finansal piyasaların yönlendirilmesinde etkin rolü olan ülkelerin biraraya gelerek oluşturdukları topluluk.
  • zevk
    Güzel, iyi veya tercih edilebilir olanı belirleme yeteneği.
  • zihin
    1. Bir bireyin algılama, hatırlama, tahayyül etme, hissetme, kavrama, düşünme gibi yapı ve işlev bakımından o bireye bağlı olan süreçlerin uyumlu bütünlüğü. Düşünme, anlama, kavrama, yorumlama gibi insanı diğer canlılardan ayıran yetilerin kaynaklandığı merkez. 2. Maddi olmayan ve bütün varlıkların temelini oluşturan öz.
  • zihin emeği
    bkz. emek.