AJAX progress indicator
  • a

  • alışkanlık
    Bilince yansımadan tekrarlanan ve belli bir sürekliliği olan tepki, tavır ve davranışlar bütünü.
  • algoritma
    Bir sorun veya problemin çözümünde, sonuca varmak için takip edilen bir dizi hesap aşamasından oluşan problem çözme tarzı.
  • alivre işlemler
    Herhangi bir malın alım-satım anlaşması ile söz konusu malın teslimi arasında belirli bir sürenin bulunduğu alım-satım işlemleri. Buna göre satıcı belli bir zaman sonra istenilen nitelikteki malı hazırlayacağını, alıcı da belirlenmiş fiyattan o malı satın alacağını taahhüt eder.
  • almaşık
    1. Aralarında tercih yapılabilecek şeylerden her biri. 2. Bir sorun ya da soruya getirilen çözüm önerilerinden yahut verilebilecek cevaplardan her biri.
  • Alman Tarihçi Okulu
    bkz. tarihçi okul.
  • altın para standardı
    Ülkeler arasında altın ihraç ve ithalinin serbestliğini, yerel para birimlerinin altın cinsinden tanımlanmasını, altın alım-satımının sabit bir kur üzerinden yapılmasını böylece her ülkenin kendi parasını altına göre sabit bir oran üzerinden değerlendirmesini ve dolayısıyla, ülkelerin paraları arasında sabit bir kurun oluşmasını öngören, daha çok 19. yüzyılın ikinci yarısında kullanılıp 1930’lu yıllarda terkedilmiş olan dünya para sistemi.
  • alternatif
    1. Aralarında tercih yapılabilecek şeylerden her biri. 2. Bir sorun ya da soruya getirilen çözüm önerilerinden yahut verilebilecek cevaplardan her biri.
  • alternatif maliyet
    1. Kaynakları belirli bir amaç için kullanmanın, onları öteki en iyi alternatif kullanım alanından çekmis olmakla kaybı göze alınan getiri veya kazanç miktarı ile ölçülen maliyeti. Alternatif kullanım alanları olan kaynak, bilgi, zaman, zihinsel veya fiziksel enerjinin belirli bir seçenek için kullanılmasının, vazgeçilen diğer seçeneklerin getirisi ile ölçülen maliyeti. Örn. Kitap okumanın alternatif maliyeti, o anda yapılabilecek top oynamak, gezmek, televizyon izlemek.. gibi alternatif etkinliklerden elde edilebilecek getiri veya faydaya sahip olamamaktır. Üniversite öğrencisi olmayı tercih etmenin fırsat maliyeti, çalışarak elde edilebilecek, ama öğrenci olmakla vazgeçilmiş olan muhtemel gelirdir. 2. İktisadi anlamda, kaynakların kıt olması dolayısıyla her şeyin aynı anda üretilmesinin mümkün olmaması, bu nedenle de kaynakların belirli bir A malının üretimine tahsis edilmesi durumunda üretiminden vazgeçilen bir B malının getirisi cinsinden maliyetine üretimin fırsat maliyeti, sınırlı tüketici bütçesinin bir A malına harcanmasıyla tüketiminden vazgeçilen bir B malının kaybedilmiş faydası cinsinden ölçüsüne de tüketimin fırsat maliyeti denir.
  • altkültür
    İçinde yeraldıkları ekonomik, siyasal ve kültürel yapının temel değerlerine karşı olmamakla beraber dil, etnik köken ve zihniyet benzerliği veya aynı bölgeden, aynı meslekten olma yahut benzer eğilimler taşıma gibi nedenlerle toplumun bütününden ayrıştırılabilir farklı bir kimliğe sahip olan kültür grupları.
  • altruistik intihar
    bkz. intihar.
  • altsınıf
    Ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal olarak toplumun geri kalanından farklılaştırılabilecek kadar farklı yaşam tarzına sahip en alt kesim. bkz. sınıf.
  • altyapı
    1. Bir ülkedeki, yol, su, elektrik, konut ve kanalizasyon gibi topluca kullanılan varlıklar. Altyapı kavramı, temel sağlık ve eğitim kurumlarıyla, zaman zaman, yetişkin insan gücünü içerecek biçimde de kullanılmaktadır. 2. Tarihsel maddeciliğe göre, insanların bilinçlerinden bağımsız olarak varolup toplumun ekonomik yapısını oluşturan, hatta bilinç dahil her türlü maddi olmayan varlığın temelini teşkil eden üretim güçleri ile üretim güçlerinin gelişmişlik düzeyine tekabül eden üretim ilişkilerinin tümü. bkz. üstyapı.
  • amaçbilim
    Sadece insan ve hayvan davranışlarının değil, evrendeki her olayın, değişimin veya hareketin belirli bir amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak meydana geldiğini savunan felsefi disiplin.
  • amaçsal etik
    Ahlâki kuralların ve yükümlülüklerin, yol açtıkları veya açacakları sonuçlara göre belirlenmesi gerektiğini savunan ahlâk anlayışı. bkz. deontolojik etik.
  • amaçsal evrim
    Sonu nereye varacağı belli olan ve başlangıçtan itibaren bu amaca doğru gelişen evrim. bkz. evrim, sosyal evrim.
  • amaçsal olmayan evrim
    Güçlünün ve ortama uyum sağlayabilenin ayakta kaldığı, ortama uyum sağlayamayanların elendiği evrim sürecinin, önceden bilinebilen bir amaca doğru gelişmediğini, bu nedenle evrimsel sürecin nihai aşamasının başlangıçta hiçbir şekilde bilinemeyeceğini savunan evrim anlayışı. bkz. amaçsal evrim, evrim.
  • e

  • erekbilim
    Sadece insan ve hayvan davranışlarının değil, evrendeki her olayın, değişimin veya hareketin belirli bir amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak meydana geldiğini savunan felsefi disiplin.
  • f

  • fırsat maliyeti
    1. Kaynakları belirli bir amaç için kullanmanın, onları öteki en iyi alternatif kullanım alanından çekmis olmakla kaybı göze alınan getiri veya kazanç miktarı ile ölçülen maliyeti. Alternatif kullanım alanları olan kaynak, bilgi, zaman, zihinsel veya fiziksel enerjinin belirli bir seçenek için kullanılmasının, vazgeçilen diğer seçeneklerin getirisi ile ölçülen maliyeti. Örn. Kitap okumanın alternatif maliyeti, o anda yapılabilecek top oynamak, gezmek, televizyon izlemek.. gibi alternatif etkinliklerden elde edilebilecek getiri veya faydaya sahip olamamaktır. Üniversite öğrencisi olmayı tercih etmenin fırsat maliyeti, çalışarak elde edilebilecek, ama öğrenci olmakla vazgeçilmiş olan muhtemel gelirdir. 2. İktisadi anlamda, kaynakların kıt olması dolayısıyla her şeyin aynı anda üretilmesinin mümkün olmaması, bu nedenle de kaynakların belirli bir A malının üretimine tahsis edilmesi durumunda üretiminden vazgeçilen bir B malının getirisi cinsinden maliyetine üretimin fırsat maliyeti, sınırlı tüketici bütçesinin bir A malına harcanmasıyla tüketiminden vazgeçilen bir B malının kaybedilmiş faydası cinsinden ölçüsüne de tüketimin fırsat maliyeti denir.
  • s

  • seçenek
    1. Aralarında tercih yapılabilecek şeylerden her biri. 2. Bir sorun ya da soruya getirilen çözüm önerilerinden yahut verilebilecek cevaplardan her biri.
  • t

  • teleoloji
    Sadece insan ve hayvan davranışlarının değil, evrendeki her olayın, değişimin veya hareketin belirli bir amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak meydana geldiğini savunan felsefi disiplin.
  • v

  • vazgeçme maliyeti
    1. Kaynakları belirli bir amaç için kullanmanın, onları öteki en iyi alternatif kullanım alanından çekmis olmakla kaybı göze alınan getiri veya kazanç miktarı ile ölçülen maliyeti. Alternatif kullanım alanları olan kaynak, bilgi, zaman, zihinsel veya fiziksel enerjinin belirli bir seçenek için kullanılmasının, vazgeçilen diğer seçeneklerin getirisi ile ölçülen maliyeti. Örn. Kitap okumanın alternatif maliyeti, o anda yapılabilecek top oynamak, gezmek, televizyon izlemek.. gibi alternatif etkinliklerden elde edilebilecek getiri veya faydaya sahip olamamaktır. Üniversite öğrencisi olmayı tercih etmenin fırsat maliyeti, çalışarak elde edilebilecek, ama öğrenci olmakla vazgeçilmiş olan muhtemel gelirdir. 2. İktisadi anlamda, kaynakların kıt olması dolayısıyla her şeyin aynı anda üretilmesinin mümkün olmaması, bu nedenle de kaynakların belirli bir A malının üretimine tahsis edilmesi durumunda üretiminden vazgeçilen bir B malının getirisi cinsinden maliyetine üretimin fırsat maliyeti, sınırlı tüketici bütçesinin bir A malına harcanmasıyla tüketiminden vazgeçilen bir B malının kaybedilmiş faydası cinsinden ölçüsüne de tüketimin fırsat maliyeti denir.