AJAX progress indicator
  • ç

  • çözümlemeci yöntem
    Bir iddia, teori veya problemi onu oluşturan parçalara ayırarak, bütünü kendisini meydana getiren unsurlara indirgeyerek inceleme. bkz. sentetik yöntem.
  • çift cinsiyetli
    Hem erkek hem de dişi özellikleri birlikte barındıran.
  • a

  • analitik önerme
    Yüklemi, öznesinin dışında, ona ek olarak bir bildirimde bulunmayan önerme. Örn. Cisimler yer kaplar önermesinde yer kaplamak, cisim kavramında mündemiç olduğu, başka bir deyişle cisim kavramının tanımı içinde zaten yeraldığı için, cümlenin yüklemi, öznesi hakkında ayrı bir bilgi vermemektedir. Dolayısıyla bu cümle bir analitik önermedir. bkz. sentetik önerme, totoloji.
  • analitik yöntem
    Bir iddia, teori veya problemi onu oluşturan parçalara ayırarak, bütünü kendisini meydana getiren unsurlara indirgeyerek inceleme. bkz. sentetik yöntem.
  • analiz eğrisi
    Bir olgunun belirli değişkenlerle ilişkisinin, çeşitli düzeylerde aldıkları değerlerin koordinat düzleminde işaretlenmesi sonucunda ortaya çıkan noktaların birleştirilmesi suretiyle sürekli bir çizgi halinde, grafiksel gösterimi.
  • analoji
    1. İki şey arasındaki benzerliğe dayanarak birisi ile ilgili yargıyı diğeri için de geçerli sayma. 2. Belirli öncüllerden hareketle, benzer olay ve olgular arasındaki sebep-sonuç ilişkilerinden de yararlanarak mantıksal sonuçlar elde etme yöntemi. bkz. tasım, kıyas.
  • anarşi
    1. Düzeni sağlayacak otoritenin olmaması veya otoritenin meşruluğunu kaybetmesi nedeniyle meydana gelen kargaşa ve düzensizlik. 2. Toplum düzenine uymayanlara yaptırım uygulayacak bir merkezi otorite olmadan da üretken ve arzulanan bir toplum düzeni oluşturmanın mümkün olduğunu ileri süren yaklaşım.
  • anarşist bilgi kuramı
    Alternatif bilgi kaynakları üzerinde tam bir egemenlik kurarak bilimsel bilgiyi yegâne sağlam bilgi kabul eden modernist epistemolojiye karşı çıkan; bilginin akıl, duyu, sezgi vb. çeşitli kaynaklardan beslenebileceğini, değişik bilgilenme yolları ile elde edilen bilgilerin bilimsel bilginin tahakkümünden kurtarılmaları gerektiğini; özellikle de bilimsel bilginin siyasi, askeri, hukuki vb. tek bir otoritenin emrine verilerek, genelde tüm insanlar, özelde de belirli toplumsal kesimler üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanılmasına karşı çıkılması gerektiğini savunan görüş.
  • anarşizm
    1. Her türlü kural ve otoriteye karşı olma. 2. Toplumların yöneticiler olmadan da var olabileceğini savunan siyasal felsefe. 3. Birey ve toplumun kurtuluşunun, ancak bir çok olumsuzluğun kaynağı olduğu ileri sürülen devletin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacağını iddia eden görüş. 4. Otoriter bir devlet yönetimi ve yasalarını reddederek, bireylerin kendi ihtiyaçlarını istedikleri şekilde karşılayabilmeleri için kendi kendilerini organize etmeleri gerektiğini öne süren ideoloji.
  • anarko-kapitalizm
    Aşırı piyasa savunuculuğu. Devletin ekonomideki varlığını, bireylerin refahını azaltıcı ve onların rızalarına aykırı biçimde oluşan bir durum olarak tanımlayan, sağlık, savunma, adalet ve güvenlik hizmetlerinin bile özel sektör tarafından daha verimli ve sağlıklı yürütülebileceğini ileri süren Amerika kökenli bir iktisadi düşünce ekolü.
  • anasoyluluk
    Miras hakkı ve soy zincirinin anne kanalıyla devam ettirilmesi. bkz. babahanlık, anahanlık.
  • anayasa
    Bir devletin temel organları ve bunlar arasındaki ilişkileri, siyasal iktidarın oluşturulma biçimi ve topluma yayılmasıyla ilgili genel kuralları, özel ve tüzel kişilerin hak, sorumluluk ve devletle olan ilişkilerinin nitelik ve sınırlarını düzenleyen, az sayıda istisna dışında yazılı olan hukukî metin. Kanunlarla karşılaştırıldığında, onlar kadar kolay değiştirilebilen ve genel hükümler içeren anayasaya esnek anayasa; ayrıntılı ve değiştirilmesi kanunlardan daha zor ve hatta değiştirilmesinin hukuken mümkün olmadığı kayda bağlanmış hükümler içeren anayasaya da katı anayasa denir.
  • anayasa mahkemesi
    Kanun ve meclis içtüzüklerinin anayasaya uygunluğunu denetleyen; başta cumhurbaşkanı ve bakanlar olmak üzere bazı üst düzey yöneticileri ve kendi üyelerini, görevleri ile ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılayan ve ayrıca anayasayla verilen diğer görevleri de yapan, kararları temyiz edilemeyen yüksek mahkeme.
  • anayasal iktisat
    Devlet ve bireyin siyasal hak ve özgürlüklerinin yanısıra devletin ekonomik hak, yetki, görev ve sorumluluklarıyla bireylerin ekonomik hak ve özgürlüklerinin de anayasal metinler çerçevesinde incelenmesini konu edinen ve devletin sadece siyasal değil, iktisadi etkinlik alanının da anayasal düzeyde sınırlanmasını öngören iktisadi ve hukuki yaklaşım.
  • androjen
    Hem erkek hem de dişi özellikleri birlikte barındıran.
  • angarya
    1. Bir işin birileri tarafından başka birilerine, bu kişilerin rızaları alınmadan, zorla yaptırılması; keyfi yükleme; bu şekilde yüklenen . Günümüzde tek yaygın örneği zorunlu askerliktir. 2. Marksist ekonomi teorisine göre, feodal rejimde senyör ve kral tarafından istenen bir yükü olarak ortaya çıkan, artı-ürün elde etmenin tarihsel biçimlerinden biri.
  • animizm
    1. Doğanın bir bütün olarak ve her varlığın teker teker maddi varlığının ötesinde bir de ruha sahip olduğunu kabul eden görüş. bkz. ruhçuluk. 2. Doğal olaylar, hayvanlar ya da doğada varolan başka nesnelere bir ruh izafe ederek bunlara tapınma temeline dayanan din anlayışı.
  • b

  • başıboşluk
    1. Her türlü kural ve otoriteye karşı olma. 2. Toplumların yöneticiler olmadan da var olabileceğini savunan siyasal felsefe. 3. Birey ve toplumun kurtuluşunun, ancak bir çok olumsuzluğun kaynağı olduğu ileri sürülen devletin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacağını iddia eden görüş. 4. Otoriter bir devlet yönetimi ve yasalarını reddederek, bireylerin kendi ihtiyaçlarını istedikleri şekilde karşılayabilmeleri için kendi kendilerini organize etmeleri gerektiğini öne süren ideoloji.
  • c

  • canlıcılık
    1. Doğanın bir bütün olarak ve her varlığın teker teker maddi varlığının ötesinde bir de ruha sahip olduğunu kabul eden görüş. bkz. ruhçuluk. 2. Doğal olaylar, hayvanlar ya da doğada varolan başka nesnelere bir ruh izafe ederek bunlara tapınma temeline dayanan din anlayışı.
  • canruhçuluk
    1. Doğanın bir bütün olarak ve her varlığın teker teker maddi varlığının ötesinde bir de ruha sahip olduğunu kabul eden görüş. bkz. ruhçuluk. 2. Doğal olaylar, hayvanlar ya da doğada varolan başka nesnelere bir ruh izafe ederek bunlara tapınma temeline dayanan din anlayışı.
  • h

  • hünsa
    Hem erkek hem de dişi özellikleri birlikte barındıran.
  • k

  • kural tanımazlık
    1. Her türlü kural ve otoriteye karşı olma. 2. Toplumların yöneticiler olmadan da var olabileceğini savunan siyasal felsefe. 3. Birey ve toplumun kurtuluşunun, ancak bir çok olumsuzluğun kaynağı olduğu ileri sürülen devletin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacağını iddia eden görüş. 4. Otoriter bir devlet yönetimi ve yasalarını reddederek, bireylerin kendi ihtiyaçlarını istedikleri şekilde karşılayabilmeleri için kendi kendilerini organize etmeleri gerektiğini öne süren ideoloji.
  • u

  • uç kapitalizm
    Aşırı piyasa savunuculuğu. Devletin ekonomideki varlığını, bireylerin refahını azaltıcı ve onların rızalarına aykırı biçimde oluşan bir durum olarak tanımlayan, sağlık, savunma, adalet ve güvenlik hizmetlerinin bile özel sektör tarafından daha verimli ve sağlıklı yürütülebileceğini ileri süren Amerika kökenli bir iktisadi düşünce ekolü.